Bugün Psikoakademi

Ertelenmiş Duygular: Neden Şimdi Böyle Hissediyorum?

Bazen üzerinden uzun zaman geçmiş bir olayla ilgili duygular hiç beklemediğimiz bir anda ortaya çıkar. Yaşandığı dönemde güçlü kalmış, günlük hayatımıza devam etmiş ve hatta “Bunu atlattım” diye düşünmüş olabiliriz. Sonra küçük bir olay, sıradan bir cümle veya yeni bir veda geçmişte kendisine yer bulamamış bir duyguyu bugüne taşıyabilir.

Duygular ertelenebilir mi?

Bir duygunun ertelenmesi, bilinçli olarak “Bunu daha sonra hissedeceğim” demek değildir. Bazen neyi ertelediğimizi bile bilmeyiz. Uzun süre gerçekten iyi olduğumuzu düşünebiliriz.

İnsan yalnızca hissettikleriyle değil, hissetmemek için geliştirdiği yollarla da hayatını sürdürebilir. Çok meşgul olabilir, olan biteni sürekli anlamlandırmaya çalışabilir, hızla yeni bir düzene geçebilir veya “Artık geçti” diyerek kendimizden de geçmiş olmasını bekleyebiliriz.

Bunların hiçbiri tek başına yanlış değildir. Bazen tam o anda ihtiyaç duyduğumuz şey, hayatı sürdürebilmektir. Ancak bir duygunun olay yaşandığında ortaya çıkmaması, hiçbir zaman ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez.

Peki neden şimdi?

Duygunun ortaya çıktığı zamanla ait olduğunu düşündüğümüz olay arasında uzun bir mesafe bulunabilir. Bugün yaşanan küçük bir hayal kırıklığı yıllar önceki bir kaybın duygusuna temas edebilir. Birinin söylediği sıradan bir cümle, ilk anda anlamlandıramadığımız kadar öfkelendirebilir. Bugünkü bir vedanın içinde daha önce vedalaşamadığımız başka bir şey de bulunabilir.

Bu durumda tepkimiz bize bile fazla gelebilir:

“Buna neden bu kadar üzüldüm?”
“Bu kadar öfkelenmem normal mi?”
“Ben bunu çoktan aşmamış mıydım?”

Belki de bugün yaşadığımız duygu yalnızca bugüne ait değildir. Geçmiş her zaman açık bir anı olarak geri gelmez; bazen bugünkü bir duygunun içinde kendisini gösterir. Bu nedenle “Neden şimdi?” sorusunun yanında “Bu duygu bana nereden tanıdık geliyor?” sorusu da durabilir.

Geçmiş bir duygunun bugün ortaya çıkması geriye gitmek midir?

Daha önce geride bıraktığımızı düşündüğümüz bir duyguyla yeniden karşılaşmak başladığımız yere döndüğümüz anlamına gelmeyebilir. Çünkü biz artık aynı yerde değilizdir.

Bugün geçmişte yaşadığımız bir şeye o zamanki imkânlarımızdan farklı bir yerden bakabiliriz. O dönem adını koyamadığımız kırgınlığı şimdi fark edebilir, izin vermediğimiz öfkeyi şimdi duyabilir veya neyi kaybettiğimizi ancak bugün anlayabiliriz.

Bazı duygular geç kaldıkları için değil, ancak şimdi yaşanabilecekleri için ortaya çıkıyor olabilir.

Her duygunun zamanı aynı değildir

Bir ilişkinin, yaşam döneminin veya düzenin ne zaman sona erdiğini tarihlerle söyleyebiliriz. Ancak duygular her zaman aynı takvime uymaz. Bir ilişkinin bitiş tarihiyle o ilişkinin içimizde bitiş tarihi aynı olmayabilir.

Bazı deneyimler geçer ama iz bırakır. Bazı duygular uzun süre sessiz kalır. Bazıları ise hayatımızdaki başka bir deneyimle karşılaştığında yeniden anlam kazanır. Bu nedenle duyguları yalnızca “geçti” ve “geçmedi” şeklinde ayırmak yetersiz kalabilir.

“Neden şimdi?” yerine ne sorabiliriz?

Bu duygu bana neyi hatırlatıyor?
Bugün yaşadığım şeyin içinde daha eski bir şey de var mı?
O zaman hissedemediğim neyi şimdi hissediyor olabilirim?
Bu duyguyu hemen susturmadan ona nasıl alan açabilirim?

Yıllar sonra ortaya çıkan bir üzüntü, öfke veya kırgınlık bugüne geç kalmış değildir. Belki de geçmişte kendisine yer bulamamıştır. Zamanın geçmesi her duygunun işlendiği anlamına gelmez; asıl mesele bazen o zamanın içinde duygulara ne kadar yer açılabildiğidir.

Feyza Yıldırım — Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı
Bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel değerlendirme, tanı veya tedavi yerine geçmez.

İlgili okuma: Kendimizle yeniden temas ve bireysel danışmanlık.